Asrın deneyi LHC ve Kıyamet
LHC şu ana kadar yapılmış en büyük en güçlü mikroskop olarak tarif edilebilir. Bu deney sayesinde teravoltlar seviyesinde çok yüksek enerji elde edilecek. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, Fransa İsviçre sınırında, Cenevre yakınlarındaki 27 kilometre uzunluğundaki bir tünele yerleştirildi. Tünel Jura Dağları’nın altında, 50-175 metre derinlikte bulunuyor.Bilim adamları çarpışmadan doğacak “enkazı” inceleyerek, evrende bugüne dek sır olarak kalan bazı konulara ışık tutmayı umuyor. Böylece fizik modellerinin temelini oluşturan ve maddeye kütle özelliğini veren ‘Higgs’ parçacağı ya da ‘Tanrının zerreleri’ tekrar ortaya çıkarılıp gözlemlenebilecek.

Evrenin kökeni ve doğanın temel kanunlarına yönelik sonuçların ortaya çıkmasının beklendiği deneyle atom, molekül ve canlı yapısının nasıl oluştuğuna dair yeni bilgiler edinilecek. Bilinen Fizik kuramları geliştirilecek ya da baştan aşağı değişebilecek. Dev deney her şeyden önce bilim dünyasının doğada cevap vermeye çalıştığı sorulara yanıt arayacak.Örneğin madde, karşıt maddeye nasıl galip geldi? Karanlık madde nasıl oluştu? Hatta evrende daha da fazla boyut olduğunun kanıtları bulunabilir mi? gibi sorular hakkında yeni bakış açıları oluşabilecek. Bilim adamları, CMS projesiyle atom, molekül ve canlı yapısının nasıl oluştuğuna dair yeni sonuçlar bekliyorlar. Bu, bilinen fizik kuramlarının da gelişebileceği ya da değişebileceği anlamına geliyor. Evrenin yüzde 27’sini oluşturan ve ‘karanlık madde’ olarak tanımlanan enerji biçimi hakkında bilgiye erişilmesi de hedefler arasında. Deneyin evrenin geleceğinin nasıl olacağı konusunda da ipuçları vereceğini belirtiyor. Deney için geliştirilen detektörler ileride yeni teknolojiler geliştirilmesine de ön ayak olacak. Detektörler, başta hızlı iletişim sistemleri olmak üzere, daha hızlı, çok daha yüksek kapasiteli bilgisayarların, süper iletkenlerin oluşturulmasında ve kanser terapisi alanında kullanılarak önemli teknolojik-tıbbi gelişmelerin önü açılacak.Deney sırasında bütün parçaların senkronize şekilde çalışması gerekiyor. En ufak uyumsuzluk risk olarak kabul ediliyor ‘Bilim dünyasının Avrupa Birliği’ olarak bilinen CERN laboratuvarındaki bu çalışmalara, Türkiye 1960′lı yıllardan beri gözlemci statüsüyle katılıyor. Bu Türkiye’ye bütçeye katkıda bulunmadan deneylere katılabilme özelliğini veren bir konum. Türkiye’nin deneye katkısı detektör inşası ve fizik analizinde oldu.
Left-aligned table with AdSense:
LHC’de ulaşılacak enerjilerin ve parçacık demetlerinin yoğunlukları nedeniyle bu çalışmaların tehlikeli olup olmadığı, bilim çevrelerince tartışılıyor. LHC’de kontrollü gerçekleştirilecek yüksek enerjili parçacık çarpışmaları dünyaya ve diğer gezegenlere milyarlarca yıldır yağan kozmik ışınım yağmurları ile karşılaştırıldığında çok mütevazı kalıyor.

Bu kapsamda sözü edilen bir başka olay olan minyatür kara delikler ise ağır yıldızların çöküşleri ile oluşan ve çok büyük gravitasyonel çekim kuvveti oluşturan kara deliklerden çok farklı özelliklere sahip.
LHC enerjilerinde, çarpışma sonucunda oluşacağı varsayılan minyatür kara deliklerin Hawking’in yasalarına göre çok kısa zaman içinde buharlaşıp, bozunacağı biliniyor.
Bazı bilim adamları deneyin tehlikeli olduğunu, kontrolden çıkması halinde meydana gelebilecek küçük kara deliklerle insanlığın sonunun geleceğini iddia ediyor. CERN ise deney ortamının güvenli olduğunu savunuyor. Bilimn adamları, “dünyayı yutacak bir kara delik meydana geleceği” endişelerinin yersiz olduğunu söylüyorlar. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı projesinin yeni güvenlik analizinde, yapılacak deneyin, dünyanın her gün yüksek enerjili kozmik ışınlarla çarpışmasından farksız olduğu vurgulanıyor. Deneyi yapacak olan Avrupa Nükleer Araştırmalar Örgütü’nden (CERN) beş fizikçinin hazırladığı analizde “Doğa bugüne dek bu deneyi yaklaşık 100.000 kez yapmış durumda - ve gezegenimiz hala ayakta” deniyor. Özellikle internette dolaşan bazı mesajlarda, atom parçalayıcının 10 Eylül Çarşamba günü çalıştırılmasıyla bir kara deliğe yol açacak güçlü enerji alanlarının ortaya çıkacağı, ya da garip bir parçacığın oluşarak, dünyayı sıcak bir sıvıya çevireceği söylentileri yer alıyor.CERN bilim adamlarının hazırladığı yeni güvenlik raporu, ortaya çıkacak kara deliklerin “mikroskopik” boyutlarda olacağını ve büyüyecek, hatta varlıklarını sürdürecek enerjiden yoksun olacakları için hemen yok olacaklarını savunuyor. Rapora göre “Her bir proton çarpışmasından ortaya çıkacak enerji, iki sivrisineğin çarpışmasıyla ortaya çıkacak enerjiden farklı değil.” Fransa hükümeti ise resmi bir kuruluş olan Nükleer Güvenlik Kurumu’ndan ayrı bir rapor istedi. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de 29 Ağustos’ta deneyin durdurulması için yapılan başvuruyu reddetmişti. Başvuruyu Almanya’daki Tübingen Üniversitesi’nden bir biyokimyacı liderliğindeki bir grup vatandaş yapmıştı.
Kaynaklar:
1–Scientific American February 2008
2–http://www.samanyoluhaber.com/sondakika-116198.html
3–http://www.yeniadana.net/web/HaberDetay.aspx?id=27150
4–http://www.ntvmsnbc.com/news/458830.asp
Popularity: 8% [?]