Bilinç Bilim mi dir?

Aşağıya çıkarılmış evren düzenlerinin; her şeyi kapsayan Yokluk Aleminden(Büyük Ruh), itibaren hayal ve düşünce alemi, varlık alemi, duygu ve renk alemi olarak için içi şeklinde sarmalandığına dikkat ediniz. Yine daha önceden bahsettiğimiz, düşüncenin madde oluşturduğu bilgisini de göz önüne alarak, bilincin bilim oluşturup oluşturmayacağına hep beraber karar verelim.

İnsan ruhuyla Allah’tadır(cc). Bir insan dünya üzerinde bir fiil gerçekleştirmek isterse; önce o fiili düşünür ve kafasında karara bağlar. Kafaya oturtulmuş bu fikir, tam kararlılığa ulaştığında, bu düşüncelerin tamamı hayal alemindedir. Bu alemde akıllar ve düşünceler yüzer. Yani o alemin maddesi akıl, düşünce veya hayallerdir.Yalnız karara bağlanmış kendisine inanılmış düşünce ve hayallerden oluşmaktadır. Allah’ın(cc) ruhunun güneşliğinde ve insan ruhunun cisimliğinde akıl ve düşüncenin oluştuğunu, insan ruhunun güneşliğinde, aklın cisimliğinde de maddenin oluştuğunu varsaydığımıza, yani düşüncenin madde oluşturduğunu söylediğimize göre; fiili gerçekleştirecek insanın tam kararlılıkla şu an için dünyada eşi olmayan bir mekik yapmak istediğini düşünelim. İradenin bu işi yapmaya yeterli gücü olduğunda, bu düşüncelerin tamamı ‘Hayal Alemindedir’ Hayal alemine varan bütün düşüncelerin de yaratılma zorunluluğu olduğunu evren düzeninden sezebilirsiniz. İnsan ruhunun güneşliğinde artık gölgesi düşürülecek bir düşünce maddesi elde edilmiş olur. Bu düşünceye insan bilincinin ve ruhunun etki etmesiyle, o fiil, yani mekik yapma işi yaratılmaya başlanmış olur. Bu iş için yapılan gerek maddi gerekse düşünsel hareketler ve elde edilen kazanımların tamamı; yaratılmış olur. Buradan bir maddi mekik gövdesi doğduğu gibi, gerekli bilgi ve yeni düşünceler de ortaya çıkar. Öyleyse bilinç doğanın tam manasıyla bir parçasıdır. Bilinç olayı doğa parçası olmakla kalmayıp, yeni düşünceler oluşturarak, evren maddesi üretmeye ve çogaltmaya neden olduğunu da hissettirmektedir.
Modern bilim de bu konuya oldukça kafa yormaktadır. Roger Penrose bilinç hakkında şunları söyler. ‘Belki de oluşumumuzu sağlayan ayrıntılı yöntem, bizi oluşturan maddeye hükmeden kesin fiziksel yasalarda olduğu gibi, bilincimizle gerçekten ilgilidir. Belki, maddenin özel doğasının altında yatan ve maddenin nasıl davranması gerektiğine hükmeden erişilmesi zor nitelik her ne ise onu anlamamız gerekecek. Fizik bilimi henüz bu aşamaya gelmemiştir. Açığa çıkarılması gereken daha birçok giz ve kazanılması gereken daha derin bir sezgi söz konusudur.’

Osman Yılmaz

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.