Einstein’ın Hayatı
Merhaba beni canından çok seven, doktorları için herşeylerini feda edebilecek fani, ölümlü öğrencilerim, hayranlarım ve de köpüklü ayranlarım; Nasılsınız? İyi misiniz? Umarım iyisinizdir.Einstein’ın Hayatı…
Merhaba beni canından çok seven, doktorları için herşeylerini feda edebilecek fani, ölümlü öğrencilerim, hayranlarım ve de köpüklü ayranlarım; Nasılsınız? İyi misiniz? Umarım iyisinizdir.
İşte tutkunu ve dahi tiryakisi olduğunuz Doktorunuz yeni yazısı ile tekrar karşınızda. In In Innn Innnn!!!. Aslında benim yazılarım doktor tavsiyesi ile okunmalıdır, (doktor derkene Tıp doktorunu kastettim. Kimse gelip de benden bir şey istemesin. Zaten geçenlerde komşumuz Hayriye Abla da geldi. Neymiş kedisi ishal olmuş da, ben doktormuşum da, bir baksay mışım…Bir Fizik Doktoru ile Veteriner arasındaki farkı anlatana kadar akla karayı seçtim. Tabii o velet kedi de bizim evin içine etti ben anlatan kadar…Kedi Yahnisi sevenleriniz varsa beni arasınlar, bu aralar aklımdan kötü kötü şeyler geçiyor çünkü!!!!….). Yanim bir okurum Allah göstermeye de Dr. Fizikomani’ye filan yakalansa ne yaparım bilmem? Böyle bir okuruma benim yazılarım yemeklerden sonra tok karnına birer paragraf oral (dikkat oral! Yani ağızdan!!! Damardan falan değil!!!) olarak verilmelidir. Aslında bu hastalık için yeni bir ilaç keşfetme aşamasındayım ama biraz pahalıya mal olacak gibi bu ilaç. Bu ilacın özünü oluşturan madde Ayı Sütü!. Bir ayıyı da sağmak öyle kolay bir şey degil tahmin edeceğiniz gibi tabii. Bu yüzden maliyet biraz artıyor normal olarak. Şimdi size ayı sağmak için yapılması gerekli olanları bir anlatayım da sonra kendiniz şahit olun doktorunuzun ilim için nelere katlandığına:
1– Önce ormana gidilir. (Aslında çok sıkışık bir durumsa ayıya bir davetiye de yollanıp ayı ayağa da çağrılabilir, neden olmasın?
Mesela size bir davetiye örneği:
Çok Kıymetli Ayı Yenge;Sizin sütünüze olan acil ihtiyacımızdan dolayı … günü saat … da laboratuarımıza teşrif etmeniz bizleri son derece mes’ut ve bahtiyar eyler efendim. Teşrik-i mesainiz için peşinen hörmetlerimizi sunarız efendim. Saygılar enfendim…
Pür-Kusur ……
Noktalı yerler ihtiyaca binaen doldurulur. Eğer ayı davete icabet ederse direk 3. Maddeye geçilir.
2- Sonra ayının ini bulunur. Tabiidir ki bulduğunuz her in ayı ini olmayacktır. Ama yanınıza bir denek ayısı alın. Bu denek hayvanı ayı bulduğunuz hangi inde kendini evinde gibi hissedip kış uykusuna yatmaya çalışıyorsa o in sizin ininizdir. Yani aradığınız indir.
3 – Bu madde en önemli ve zor maddedir. Bu madde için Sütçü Fadime Teyze’den yardım istenmesi tavsiye olunur. Ayıyı sağmak için önce bir boş kap bulunur ve kap Fadime Teyze’ye verilir. Fadime Teyze burada anlatılamayacak kadar karışık ve zor işlemlerden sonra size kabı ¼’ü dolu olarak iade eder.
İşte sevgili okurlarım, ilim ve irfan yolu bu kadar zahmetli ve çetrefilli….
Şimdi bu yazının sorusuna gelelim:
Soru: Sevgili Dr. Fizik. Bana Einstein hakkında biraz bilgi verebilir misiniz? Yani bu adam ne yaptı da bu kadar ünlü oldu? Neredeyse sizin kadar tanınıyor? Fizikte devrim mevrim yaptığı söyleniyor bu zatın, doğru mu? Beni bu konuda bilgilendirirseniz sevinirim sayın Doktor!
Rumuz : A Dr. Fizik Fan
Not: Size sizin için yazdığım bir şiirimi yolluyorum:
Doktor, doktor kalksanaLambaları yaksanaBen yazına doymadım,Bi’ yazı daha yazsana!
Cevap:
Sevgili Fanım,ağrıyor sol yanım,Bi daha bana şiir yazma,Yoksa kafanı kırarım!
Ne yani Bay serkan şiir yazamaz mı? Aslında doktorunuz çok hassas ve nazik bir kalp taşımaktadır göğüs kafesinin içinde, akciğerlerinin arasında, sayın okurlar. O kırlarda dolaşmayı, çiçek toplamayı, yakan top (yalnız topun plastik olması gerekmektedir. Çünkü doktorunuzun nazenin parmakları incinebilir bu duygusal prosedür sırasında) oynamayı çok sever. Ama neyse gelelim soruya:
Einstein yani Türkçe meali ile Aynştayn Almanya’nın Ulm şehrinde 1879’da doğmuştur. Okul yıllarında, pek başarılı bir oğrenci değildi. Hatta zar zor bitirebildi okulunu. Onu ünlü yapan Alamanların o zamanlar çıkardığı ‘Annalen der Physik’ dergisinde 1905’te yayımlanan üç makalesidir. Bu üç küçük makale başlı başına bir devrim olmuştur Fizik’te.
Bunlardan biri, şimdi fotoelektrik etki dediğimiz olaydır. İkincisi, ve en az bilineni ‘Brownian Motion’ yani ‘Brown Devinimi’ dir.Üçüncüsü ve en ünlüsü ‘Special Relativity – Özel Görecelilik’ kuramıdır.
İlginçtir ki bu üç çalışma da tamamen teorik ve başlı başına yepyeni olaylardı Fizik için. Şimdi bu yazıda fazla derine girmeyeceğim bu yazılarla ilgili ama yeni yazımda bu konuları ele alacağımdan emin olabilrsiniz. Yine de kısaca şunu söyleme çok uygun düşer ki teorilerin karmaşıklığından zamanın ünlü ve yaşlı çoğu Fizikçisi başta sadece gülmüş geçmişlerdir bu makalelere.
Daha sonra Einstein Hitler Devrinde Yahudilere olan baskılardan ve zulümlerden dolayı (Einstein’in kendisi dindar bir Yahudi’dir ve hatta İsrail devleti’nin kurulması için Amerika’da açılan kampanyalarda aktif rol oynamıştır) Almanya’dan Amerika’ya kaçmış ve Amerikan vatandaşı olup çalışmalarını orada sürdürmüştür.
Bu üç makaleden sonra Einstein’in ünü tüm düm dünyaya yayılmış çeşitli platformlarda makalelerini ve görüşlerini destekleyici çok sayıda konuşma yapmıştır. İnsanların ona o zamanlar kuşku ile yaklaşmalarının en büyük sebebi açıklamalarının şu ana kadar olan tüm Fiziği alt üst etmesi fakat deneysel olarak ispatlanmalarının oldukça zor olmasından kaynaklanmıştır. Zaten kendisi hiçbir zaman teorilerini deneysel olarak ispat etmemiş sadece matematik ispatla yetinmiştir. Bu ispatlar da İnşallah size ayrı bir yazı olarak geri dönecektir, bekleyin.
1905’den sonra Einstein (General Relativity- genel Rölativite) denilen teorisini ortaya atmıştır. Aslında Özel rölativite bu teorinin sadece bir parçasıdır. Yani Einstien Relativite teorisini bu noktada genelleştirmiştir. Hele bu hali ile Rölativite benimsenmesi bir yana anlaşılması bile bayağı zaman almış bir teori haline gelmiştir. Eddington’a, ‘Teoriyi 3 kişinin anlayabildiği söyleniyor, doğru mu?’ diye sorulduğunda, ünlü İngiliz astrofizikçi bir an duraklayıp ‘3. Kişinin kim olduğunu düşünüyordum!’ demiştir.
Einstein son 30 yılını ise kendisi için bir hayal olan ve hala da üzerinde uğraşılan GUT’a (Great Unification Theory – Birleşik Alanlar Teorisi) harcadı. GUT kısaca kainattaki dört ana kuvvetin (gravitasyon, elekrik, magnetik ve nükleer) bir tek formül veya bir tek ilke altında toplamayı hedefleyen bir teoridir. Ama bunda pek başarılı olduğu söyelenemez. Eletkrik kuvvetle manyetik kuvvet gerçi elektro-manyetik kuvvet adı altında birleştirlmiştir ama daha hala günümüzde bile diğer iki kuvvet tam olarak açıklanamamıştır. Einstein çağdaş Fiziğin o günlerdeki modası Kuantum teoirisini hiç bir zaman kabul etmedi. Ona göre ‘Tanrı zar atmaz’dı. Kuantum Mekaniğini bu yüzden yetersiz ve geçici sayan çağımızın ve belki de tüm çağların en büyük dehası Einstein, evren karşısında derin hayret ve merakı ile Allah’a bağlı kendi yolunda bir yolcuydu.
(Ne kadar da bana benziyor değil mi?!!!!)
Evet, savgili okurlarım bu seferlik de bu kadar yeter! Hoşçakalın!