<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fizik Öğretmeni &#187; Astronomi</title>
	<atom:link href="http://www.fizikogretmeni.com/kategoriler/astronomi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fizikogretmeni.com</link>
	<description>Aylık Online Fizik Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 05 Dec 2011 07:04:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Eriyen Gezegen</title>
		<link>http://www.fizikogretmeni.com/eriyen-gezegen/</link>
		<comments>http://www.fizikogretmeni.com/eriyen-gezegen/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Jun 2010 13:34:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Fuat Özyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikogretmeni.com/?p=2767</guid>
		<description><![CDATA[Samanyolu içinde sıcak bilinen bu gezegenin ömrü çok kısa olabilir. Yıldızına çok yakın dolanan bu gezegeni bağlı olduğu yıldız yavaş yavaş yiyor. Gezegenle ilgili bir gözlemde Hubble Uzay Teleskopu yardımıyla gerçekleştirildi. Gezegen 10 milyon yıl içinde yok olabilir. eriyen gezegen]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/05/gezegen.jpg"><img src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/05/gezegen-150x150.jpg" alt="" title="gezegen" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2790" /></a>Samanyolu içinde sıcak bilinen bu gezegenin ömrü çok kısa olabilir. Yıldızına çok yakın dolanan bu gezegeni bağlı olduğu yıldız yavaş yavaş yiyor. Gezegenle ilgili bir gözlemde Hubble Uzay Teleskopu yardımıyla gerçekleştirildi. Gezegen 10 milyon yıl içinde yok olabilir. </p>
<p><a href='http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/05/eriyen-gezegen.pdf'>eriyen gezegen</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikogretmeni.com/eriyen-gezegen/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hubble’dan 20. Yıl Yarışması</title>
		<link>http://www.fizikogretmeni.com/hubble%e2%80%99dan-20-yil-yarismasi/</link>
		<comments>http://www.fizikogretmeni.com/hubble%e2%80%99dan-20-yil-yarismasi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 06:42:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Fuat Özyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikogretmeni.com/?p=2749</guid>
		<description><![CDATA[Gökbilim’de özel bir yeri olan Hubble Uzay Teleskopu günümüzden 20 yıl önce göreve başlamıştı. İşte bu nedenle Avrupa Uzay Ajansı bir yarışma düzenledi. Astronomi Diyarı’na da düşen bu yarışmayı sizlere duyurmak ve ülkemizden de katılımları desteklemek. Kimbilir bakarsınız beş birinciden birisi bizden olur. Hubble]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/05/hubble.jpg"><img src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/05/hubble-150x150.jpg" alt="" title="hubble" width="150" height="150" class="alignleft size-thumbnail wp-image-2750" /></a>Gökbilim’de özel bir yeri olan Hubble Uzay Teleskopu günümüzden 20 yıl önce göreve başlamıştı. İşte bu nedenle Avrupa Uzay Ajansı bir yarışma düzenledi. Astronomi Diyarı’na da düşen bu yarışmayı sizlere duyurmak ve ülkemizden de katılımları desteklemek. Kimbilir bakarsınız beş birinciden birisi bizden olur.<br />
<a href='http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/05/Hubble.pdf'>Hubble</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikogretmeni.com/hubble%e2%80%99dan-20-yil-yarismasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Astronomi Bilgisi İle Füzyon Enerjisi Üretilecek</title>
		<link>http://www.fizikogretmeni.com/astronomi-bilgisi-ile-fuzyon-enerjisi-uretilecek/</link>
		<comments>http://www.fizikogretmeni.com/astronomi-bilgisi-ile-fuzyon-enerjisi-uretilecek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Feb 2010 17:25:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Fuat Özyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikogretmeni.com/?p=2459</guid>
		<description><![CDATA[Gökbilim’deki araştırmalar bilim ve teknolojinin değişik aşamalarında kullanılıyor. Gökbilim’deki bilgilerle yapılan son çalışma ise füzyon üzerine. Geleceğin enerjisi olarak bilinen füzyon aslında yıldızlarda gerçekleşen bir enerji tepkimesi. Bunun için yüksek basınç ve sıcaklığa ihtiyaç duyuluyor. Ancak son çalışmayla fizikçiler gelecekte bu enerjinin başlayabileceğini müjdeliyor. Güneş’te gerçekleşen nükleer füzyonun Dünya üzerinde de yapılabileceğine ilişkin önemli sonuçlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div style="text-align: justify"><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/02/füzyon.jpg"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-2461" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/02/füzyon-150x150.jpg" alt="" width="127" height="120" /></a>Gökbilim’deki araştırmalar bilim ve teknolojinin değişik aşamalarında kullanılıyor. Gökbilim’deki bilgilerle yapılan son çalışma ise füzyon üzerine. Geleceğin enerjisi olarak bilinen füzyon aslında yıldızlarda gerçekleşen bir enerji tepkimesi. <span id="more-2459"></span>Bunun için yüksek basınç ve sıcaklığa ihtiyaç duyuluyor. Ancak son çalışmayla fizikçiler gelecekte bu enerjinin başlayabileceğini müjdeliyor.<a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/02/reaktör.jpg"><img class="alignright size-full wp-image-2460" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/02/reaktör.jpg" alt="" width="184" height="128" /></a></div>
<div style="text-align: justify">Güneş’te gerçekleşen nükleer füzyonun Dünya üzerinde de yapılabileceğine ilişkin önemli sonuçlar elde edildi. Buna göre diğer gezegenlerin  dünyanın manyetik alanını arttırdığı bilgisi ile nükleer füzyonun elde edilebileceği belirlendi.</div>
<div style="text-align: justify">Fizikçiler yaklaşık 50 yıldan bu yana füzyon enerjisinin dünya üzerinde elde edilmesi için uğraş vermiştir ve vermeye de devam ediyorlar. Neden füzyon? Çünkü füzyon ile bildiğimiz yöntemlere göre neredeyse sonsuz enerjiyi daha temiz bir şekilde elde edebiliriz. Füzyonu gerçekleştirebilmek için gerekli olan füzyon reaktörü geliştirilme aşamasında.</div>
<div style="text-align: justify">Şu an deneysel füzyon reaktörü ile deneyler yapılıyor. Rektörde büyük bir kamyon lastiği boyutlarında mıknatıs, paslanmaz çelik kap içine sarılmış süperiletken tel kullanılmıştır. Mıknatıs ile oluşturulan elektromanyetik alan, 10 milyon derece sıcaklığına çıkarılan sıcak gaz, plazmaya dönmektedir.</div>
<div style="text-align: justify">Burada gezegenlerin manyetik alanlarının birbirini etkilediği gerçeğinden yola çıkılmış. Sıcaklığı yükselen gaz atomları birbirini etkilemeye başladığı fark edilmiş.</div>
<div style="text-align: justify">Dünya genelinde yapılan füzyon deneylerinde genellikle büyük bir odanın çevresini saran mıknatıslardan yararlanılır. Burada gerekli enerjinin elde edilmesini başlatmak için de güçlü lazerler kullanılır. Ancak buradaki deneyde farklı bir uygulama yapıldı.</div>
<div style="text-align: justify">Deney sonuçlarına göre füzyonun elde edilmesi için farklı bir yöntem elde edilmiş olacak. Bu yeni yöntemle ilgili deneyler devam ediyor.  Yöntemin pratik olup olmadığının belirlenmesi için bir dizi deney daha yapılması gerekiyor. Çünkü sonuçta yapılan deney küçük bir reaktörde gerçekleştiriliyor. Bunun büyük bir santrale dönüşmesi ne gibi zorluklara neden olacağının araştırılması gerekiyor.</div>
<div style="text-align: justify">Zor Bir Probleme Yeni Bir Yaklaşım</div>
<div style="text-align: justify">Massachusetts Araştırma Enstitüsü’nden Jay Kesner, nükleer füzyonda ağır hidrojenin iki farklı tünün döteryum (1 proton ve 1 nötron) ve tiridyumun (2 nötron ve 1 proton) birleşerek oluştuğunu hatırlatıyor. Şimdiye kadar bu basit görünen tepkimeyi düğnya üzerinde gerçekleştirecek reaktör yapılamadı, ancak bu deneyle mutlu sonuca ulaşılabilir.</div>
<div style="text-align: justify">LDX adı verilen dev mıknatıs odanın merkezinde manyetik alanı oluşturur ve bu alan sürekli olarak sekiz lazer ışını kullanılarak sürekli olarak izlenir.</div>
<div style="text-align: justify">LDX ile diğer füzyon deneylerinin arasındaki fark; plazma mıknatısın ortasında bulunurken yeni çalışma olan LDX’de mıknatıs plazmanın içindedir. Bu fikir tamamen uzay araçları tarafından gözlenen gezegenlerin manyetik alanlarının araştırılmasıyla elde edilen sonuçlar üzerinde oluşturuldu.</div>
<div style="text-align: justify">Füzyon enerjisi daha çevreci bir enerji türüdür. Günümüzde özellikle atmosfere salınan sera gazlarının etkisiyle küresel ısınma tehditi ile karşı karşıyayız. Bu tehditin çözümü füzyon enerjisi teknolojisindedir. Füzyon enerjisini büyük santrallerde gerçekleştirebilirsek uzun vadede enerji sorunumuzu çözmüş olacağız.</div>
<div style="text-align: justify">Bu haber <a href="http://www.astronomidiyari.com/?p=854" target="_self">Astronomi Diyarı</a>’ndan alınmıştır.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikogretmeni.com/astronomi-bilgisi-ile-fuzyon-enerjisi-uretilecek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İki Teleskoptan Evrenin 12 Milyar Yıl Önceki Görüntüsü</title>
		<link>http://www.fizikogretmeni.com/iki-teleskoptan-evrenin-12-milyar-yil-onceki-goruntusu/</link>
		<comments>http://www.fizikogretmeni.com/iki-teleskoptan-evrenin-12-milyar-yil-onceki-goruntusu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 09 Jan 2010 08:25:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Fuat Özyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikogretmeni.com/?p=2442</guid>
		<description><![CDATA[1. Görüntü   Fotoğraftaki her renk ayrı bir yaşa denk geliyor. (Hubble) 12 Milyar yıl önce uzay neye benziyordu? Bu sorunun yanıtı için Hubble’dan yeni bir görüntü geldi: 12 milyar yıl önce evren. Fotoğrafta binlerce renkli gökada olduğu göze çarpıyor. Renklerin her biri farklı yaşları ön plana çıkarıyor. Görüntü Hubble yerleştirilen Geniş Açılı Kamera (WFC3) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1. Görüntü<br />
 <a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/01/evren.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2443" title="evren" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/01/evren.jpg" alt="" width="800" height="353" /><span id="more-2442"></span></a><!--more--><br />
Fotoğraftaki her renk ayrı bir yaşa denk geliyor. (Hubble)<br />
12 Milyar yıl önce uzay neye benziyordu? Bu sorunun yanıtı için Hubble’dan yeni bir görüntü geldi: 12 milyar yıl önce evren. Fotoğrafta binlerce renkli gökada olduğu göze çarpıyor. Renklerin her biri farklı yaşları ön plana çıkarıyor.<br />
Görüntü Hubble yerleştirilen Geniş Açılı Kamera (WFC3) ile Ekim 2009’da alındı. Görüntü kızılötesi, görünür ışık ve morötesi dalga boyuyla ile alınan fotoğraflarla elde edildi. Böylece rengarenk, oldukça net ve derinliğe sahip bir görüntü elde edilmiş oldu.<br />
Görüntüde erken döneme ait gökadaların şekillerinin oluşmaya başladığı görülüyor. Gökadalar çarpışmalar ya da birleşmeler yoluyla spiral, eliptik veya düzensiz şekillere sahip olmaya başlamışlar. Bu küçük gökadaların bugünkü büyük gökadaların yapıtaşları olduğu kabul edilmektedir.<br />
7500 Gökadanın görüldüğü fotoğrafta 1 milyar yıl öncesinin gökadaları ile 13 milyar yıl önceki gökadalar görülebiliyor. Büyük Patlamadan (Big Bang) yaklaşık 650 milyon sonra (veya 13 milyar yıl önce) oluşmuş olan gökadalar görüntüde kırmızı renkle kendini gösteriyor.<br />
Fotoğrafta dikkati çeken bir başka unsur ise yıldız oluşumları. Gökadalarda yeni doğan mavi yıldızlardan bolca morötesi ışınım alan WFC3 kamerası, aynı zamanda 8-10 milyar yıl önce ortaya çıkmaya başlayan büyük gökadaları da turuncu renkte gösteriyor.<br />
Görüntünün değişik oranları arasında gezinmek için <a href="http://hubblesite.org/newscenter/archive/releases/2010/01/image/a/format/zoom/">tıklayınız</a>.<br />
Yüksek çözünürlükteki fotoğraf için <a href="http://imgsrc.hubblesite.org/hu/db/images/hs-2010-01-a-print.jpg">tıklayın</a>.<br />
Kaynak: <a href="http://hubblesite.org/newscenter/archive/releases/2010/01/image/a/">Hubble</a></p>
<p>2. Görüntü<br />
 <a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/01/evren2.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2444" title="evren2" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2010/01/evren2.jpg" alt="" width="400" height="300" /></a><br />
SPIRE kamerasıyla mavi, yeşil ve kırmızı filtrelerle alınan görüntüler ve bunların birleşimiyle oluşturulan ana görüntü.<br />
İngiliz gökbilimciler Herschel Uzay Teleskobu verilerinden faydalanarak evrenin 12 milyar önceki boşluğu görüntülemeyi başardı. Çalışma ile evrenin, Büyük Patlama’dan yalnızca 1 milyar yıl sonraki hali gözler önüne seriliyor. Böylece Hubble’dan sonra Herschel ile de geçmiş zamana yolculuk yaparak, evrenin bebeklik anını görebildik. Üstelik görüntülerde 10 kat daha fazla gökada görüyoruz.<br />
Şimdiye kadar yapılan teleskoplar içerisinde en büyük ve en yüksek maliyetli olanı Herschel Uzay Teleskobudur. Aracın üzerinde SPIRE, PACS ve HIFI olmak üzere üç kızılötesi kamera bulunuyor. Herschel, 14 Mayıs 2009’da Planck Uzay aracıyla birlikte yeni bir roket olan Ariane-5 ile fırlatıldı. Araç dünyadan 1.5 milyon km uzaklıktaki yörüngesine oturdu. Herschel verileri Herschel Çok Katmanlı Çokbüyük Gökada Araştırması (Herschel Multi-tiered Extragalactic Survey-HERMES) tarafından  değerlendiriliyor. HERMES ile günümüzden 12 milyar yıl önce oluşmaya başlamış ilk gökadaların yüzbinlercesini keşfedip bir harita oluşturmak amaçlanmaktadır. Herschel’den alınan bu ilk sonuçları SPIRE kamerasıyla elde edilmiştir. Sonuçların incelenmesine Kanada Uzay  Ajansı’da (CSA) destek vermektedir.<br />
SPIRE kızılötesi kamerası, evrenin en uzak ve soğuk toz bulutları arasındaki yıldız oluşum bölgelerinin  ayrıntılarını ortaya çıkarır.  Kameradaki üç ayrı renk filtresiyle sıcaklık ölçümleri de yapılabilmektedir. Her renk ayrı bir sıcaklık değerine karşılık gelir. Bu çok uzaktaki bölgelerin biçimleri, fiziksel koşullarından yararlanılarak yıldızların oluşumları hakkında bilgi edinilir.<br />
Herschel’in görevi gökadaların ve tabi ki Samanyolu’nun nasıl oluştuğunu, günümüze kadar nasıl ulaştıklarını ve  nasıl büyüdüklerini ortaya çıkarmaktır.<br />
Evrenin 13.7 milyar yıl yaşında olduğu düşünülüyor. Herschel elde edilen görüntü ise 12 milyar yıl öncesini kapsıyor. Teleskoptaki SPIRE kamerasıyla sırasıyla 0.25, 0.35 ve 0.5 mm’lik dalga boylarında görüntü alındı. Bu yöntemle Herschel’in 100 000’in üzerinde gökada keşfetmesi bekleniyor. Bu gökadaların büyük bir  kısmı 10 milyar yıl yaşında olacak. Başka bir ifadeyle büyük patlamadan 3-4  milyar yıl sonra oluşmuş gökadaları görebileceğiz.<br />
Kaynak:  Science Daily<br />
Ümit Fuat Özyar<br />
<a href="http://www.astronomidiyari.com/">www.astronomidiyari.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikogretmeni.com/iki-teleskoptan-evrenin-12-milyar-yil-onceki-goruntusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bir Zamanlar Mars’da Maviymiş</title>
		<link>http://www.fizikogretmeni.com/bir-zamanlar-mars%e2%80%99da-maviymis/</link>
		<comments>http://www.fizikogretmeni.com/bir-zamanlar-mars%e2%80%99da-maviymis/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Dec 2009 08:57:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Fuat Özyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikogretmeni.com/?p=2339</guid>
		<description><![CDATA[Mars üzerinde yapılan yeni bir çalışmaya göre Mars yüzeyinde bir zamanlar bir okyanus bulunuyordu. Çalışma ABD’deki Kuzey İllinois Üniversitesi’nce geliştirilen bir bilgisayar programı ile gerçekleştirildi. Çalışmaya göre bilinen vadilerin uzunluğu geçmişte şimdikinden en az 2-3 kat daha uzun olmalı. Okyanus Mars’ın kuzey yarımküresinin büyük bir kısmını kaplıyor. Geçmişte bu bölge bol yağış almaktaydı. Mars’taki nehir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/12/mars1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2368" title="mars" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/12/mars1.jpg" alt="mars" width="88" height="88" /></a>Mars üzerinde yapılan yeni bir çalışmaya göre Mars yüzeyinde bir zamanlar bir okyanus bulunuyordu. Çalışma ABD’deki Kuzey İllinois Üniversitesi’nce geliştirilen bir bilgisayar programı ile gerçekleştirildi. Çalışmaya göre bilinen vadilerin uzunluğu geçmişte şimdikinden en az 2-3 kat daha uzun olmalı. Okyanus Mars’ın kuzey yarımküresinin büyük bir kısmını kaplıyor. Geçmişte bu bölge bol yağış almaktaydı.<span id="more-2339"></span></p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/12/mars.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2341" title="mars" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/12/mars.jpg" alt="mars" width="299" height="183" /></a>Mars’taki nehir yapıları dünyadakilerle benzerlik gösteriyor. Bu da Mars’ın bir zamanlar gerçekten sıcak olduğunu gösteriyor. Yüzeyde suyu tutabilecek kadar sıcak. Ancak bir anda her şey altüst oldu ve su bir anda yüzeyin altına saklandı. Nehir yatakları ilk kez 1971’de Mariner 9 tarafından görüntülenmişti.</p>
<p>Mars yüzeyinin kuzey yarıküresi çukur, güney yarım küresi ise dağlık bir yapıya sahiptir. Buna göre kuzey yarıkürede daha fazla su ve güney yarıkürede ise ovalar ve dağlık bölgeler olmalıdır. Buna göre Mars’ın iklimi gezegenin büyük bir kısmında karasal olacaktır.</p>
<p>Çizilen haritada kuzeyden güneye geçildikçe vadi ağlarının sınırda daha fazla olduğu görülür ki bu da gerçekle uyumludur. Gerçekten de güney yarım kürede vadi sayısı azdır. Çünkü vadilerin nedeni suyun kendisidir. Güney bölgelerinde su daha az ve uzakta olduğundan vadi oluşumları az ve olan vadilerde derin değildir. Yağmuru çok alan kesimlerde ise vadi sayısı ve olan vadilerin derinliği de fazla olmaktadır.</p>
<p>Görünen o ki, Mars bir zamanlar şimdikinden daha ılıman bir iklime sahipti. Şimdi artık şunu biliyoruz hem de kesin olarak: Mars yüzeyinin altında buz var. Hem de çok derinde de değil. Geçmişte Mars’ın başına her ne geldiyse, atmosferi inceldi, yoğunluğunu kaybetti ve olan suyun bir kısmı buharlaştı bir kısmı da toprağın altına sızarak dondu. Acaba geçmişte suyu olan Mars’ta tek hücreli de olsa canlı var mıydı? Şimdiye kadar böyle bir ize rastlanmadı. Rastlanmaması “demek ki yok” anlamına gelmiyor. Araştırmalar sürüyor. Çünkü böylesine bir iz bulmak kolay değil. Hele hele burnumuzun dibindeki Ay’da suyu daha yeni bulduğumuzu hatırlarsak, Mars’ta bir zamanlar canlı hayatının en azından başlangıç aşamasında olduğunu kanıtlamak kolay olmayacak. Ne dersiniz?</p>
<p>Kaynak: <a href="http://www.astronomidiyari.com/">http://www.astronomidiyari.com</a></p>
<p><a href="http://www.sciencedaily.com/releases/2009/11/091123094122.htm">http://www.sciencedaily.com/releases/2009/11/091123094122.htm</a></p>
<p>Ümit Fuat Özyar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikogretmeni.com/bir-zamanlar-mars%e2%80%99da-maviymis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kepler İlk Resmini Yolladı</title>
		<link>http://www.fizikogretmeni.com/kepler-ilk-resmini-yolladi/</link>
		<comments>http://www.fizikogretmeni.com/kepler-ilk-resmini-yolladi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:24:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Fuat Özyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikogretmeni.com/?p=2271</guid>
		<description><![CDATA[Kepler Uzay Teleskopu, Samanyolu’nun bol yıldızlı bir bölgesinde dünya benzeri gezegen avcılığı yapıyor. Araç, Samanyolu’nun bol yıldızlı Cygnus Lyra Bölgesi’nde gözlem yapacağı bölgeye ilişkin ilk fotoğrafını göreve başladıktan kısa süre sonra yollamıştı.  Bu fotoğrafta milyonlarca yıldızın bulunduğu ve tarama yapacağı bölge görülüyor. Washington’daki NASA Merkezi’nden Lia LaPiana, “Kepler’in gökyüzüne ilişkin şip şak fotoğrafla milyonlarca yıldızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/kepler3.jpg"><img class="size-full wp-image-2274 alignleft" title="kepler3" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/kepler3.jpg" alt="kepler3" width="159" height="159" /></a>Kepler Uzay Teleskopu, Samanyolu’nun bol yıldızlı bir bölgesinde dünya benzeri gezegen avcılığı yapıyor. Araç, Samanyolu’nun bol yıldızlı Cygnus Lyra Bölgesi’nde gözlem yapacağı bölgeye ilişkin ilk fotoğrafını göreve başladıktan kısa süre sonra yollamıştı.  Bu fotoğrafta milyonlarca yıldızın bulunduğu ve tarama yapacağı bölge görülüyor. Washington’daki NASA Merkezi’nden Lia LaPiana, “Kepler’in gökyüzüne ilişkin şip şak fotoğrafla milyonlarca yıldızı bir arada görmek nefes kesici.” diyor. <span id="more-2271"></span>Bu fotoğraf aslında Kepler’in görüş alanını tam olarak vermektedir. Burası 14 milyonun üzerinde yıldızdaki en az 100 bin gezegen barındırdığı düşünüldüğü için birçok aday bölge arasından seçildi.<br />
Resmin sağ alt kısmında daha fazla yıldız bulunurken, sol üst köşede daha az yıldız bulunmakta. Sol üst köşede bizden 13 bin ışık yılı uzaktaki NGC-6791 kümesi görülüyor. Bu nedenle sağ alt kısımdaki kırmızı renk daha parlaktır. Bu fotoğraf 8 Nisan’da aracın toz kapakları açıldıktan sonra 60 saniyelik poz süresiyle alındı.<br />
<a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/kepler1.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2272" title="kepler1" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/kepler1.jpg" alt="kepler1" width="516" height="413" /></a><br />
Kepler’in tarayacağı bölgeye ilişkin görülen ilk resminde NGC-6791 yıldız kümesi ile TRES-2 gezegeni gösterilmiş. NGC-6791 sekiz milyar yıl yaşında olup bizden 13 bin ışık yılı uzaklıktadır. TRES-2 yıldızının aynı adla isimlendirilmiş gezegeni ise sıcak ve Jüpiter gibi büyük bir gezegendir. Yıldızının çevresindeki dolanım süresi 2,5 gündür. Kepler işte bunun gibi gezegenleri geçiş yöntemiyle keşfedecek.<br />
Gezegenlerin yerlerini bulmak hassas bir işlem olduğundan  fotoğraf biraz bulanık.  Bununla doymuş yıldızların sayısı en aza indirgeniyor. Doymuş yıldızlar, parlak yıldızların dedektörlerin piksellerini doldurarak asıl aranılan gezegenin bulunmamasına yol açabilir. Bu nedenle Kepler Uzay Teleskopu’nda bu etkinin azaltılması için resim bulanıklaştırılıyor.<br />
Resmin köşelerindeki dört siyah kare, teleskopun görüş alanının vermek içindir. Bu sayede sabit bir bakış açısıyla aracın kontrolü sağlanıyor.</p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/kepler2.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2273" title="kepler2" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/kepler2.jpg" alt="kepler2" width="512" height="386" /></a><br />
Kepler üç buçuk yıl boyunca seçilen bölgedeki 100 bin yıldızı tarayacak. Teleskopun dev gaz gezegenleri ve küçük karasal gezegenleri bulması asıl görevi. Yaşamsal bir bölgede bulunabilecek bir karasal gezegende göller, okyanuslar bulunabilir.  Bu nedenle uzaya gezegen avı için gönderilen en hassas teleskoptur.<br />
Büyükçe bir alandaki yıldızların hem ışığını karartıp hem de yıldızların parlaklıklarındaki değişimleri gözlemleyecek. 95 milyon megapiksel kamerasıyla yıldızların ışığındaki milyonda 20 lik azalmaları bile ölçebilecek teknolojik yapıya sahip.<br />
Kaynak:<br />
www.astronomidiyari.com<br />
www.gokbilgi.blogspot.com</p>
<p>Ümit Fuat Özyar<br />
ufozyar@yahoo.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikogretmeni.com/kepler-ilk-resmini-yolladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CASSİNİ’DEN SATÜN HALKALARI VE TİTAN</title>
		<link>http://www.fizikogretmeni.com/cassini%e2%80%99den-satun-halkalari-ve-titan/</link>
		<comments>http://www.fizikogretmeni.com/cassini%e2%80%99den-satun-halkalari-ve-titan/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 05 Nov 2009 11:20:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ümit Fuat Özyar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Astronomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fizikogretmeni.com/?p=2296</guid>
		<description><![CDATA[Bu yazımızda özellikle son iki aydır gökyüzünde gökbilimcilerin heyecanla izlediği ve Güneş sistemi&#8217;nin insana en hoş görünen gezegeni olan Satürn&#8217;ün halkalarından ve Cassini Uzay Aracının geçtiği fotoğraflardan söz edeceğiz. Satürn güzelliğini kuşkusuz halkalarından almaktadır. Yeryüzünden bakıldığında en fazla 3 halkasını görebildiğimiz Satürn&#8217;ün aslında halka sayısı daha fazladır. Aşağıdaki fotoğrafta halkalar ve alfabetik numaraları görülmektedir. Satürn [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/cassini1.jpg"><img class="size-full wp-image-2295 alignleft" title="cassini" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/cassini1.jpg" alt="cassini" width="125" height="95" /></a>Bu yazımızda özellikle son iki aydır gökyüzünde gökbilimcilerin heyecanla izlediği ve Güneş sistemi&#8217;nin insana en hoş görünen gezegeni olan Satürn&#8217;ün halkalarından ve Cassini Uzay Aracının geçtiği fotoğraflardan söz edeceğiz.<span id="more-2296"></span></p>
<p><a href="http://www.astronomidiyari.com/wp-content/uploads/saturnhalkalari.jpg"></a>Satürn güzelliğini kuşkusuz halkalarından almaktadır. Yeryüzünden bakıldığında en fazla 3 halkasını görebildiğimiz Satürn&#8217;ün aslında halka sayısı daha fazladır. Aşağıdaki fotoğrafta halkalar ve alfabetik numaraları görülmektedir. Satürn halkaları Satürn&#8217;ün kütle çekimine yakalanmış buz, toz ve irili ufaklı nesnelerden oluşmuştur. Bu cisimlerin nasıl olup bu bölgede toplandığı hakkında net bilgimiz yok. Kimine göre bir cisim parçalanmış, kimine göre Güneş Sistemi&#8217;nin oluşumu sırasında Güneş&#8217;ten gelen güçlü rüzgarlar bu cisimcikleri ileri fırlatmış ve Satürn&#8217;ün çekimine kapılınca da orada hapsolmuşlardır. Nasıl olmuş olursa olsun güzel bir görüntü oluşturdukları kesin.</p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn11.jpg"><img class="size-full wp-image-2298 alignright" title="satürn1" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn11.jpg" alt="satürn1" width="298" height="300" /></a></p>
<p>Satürn halkaları ilk kez günümüzden 4500 yıl önce Galile tarafından keşfedildi. Satürn&#8217;e teleskopuyla bakan büyük gökbilimci, gezegende diğer gezegenlerden farklı bir yapı olduğunu sezmişti. Halkalar Satürn&#8217;ün 6300 km&#8217;den  120 bin km kadar uzaklığına uzanmaktadır. Halkaların kalınlıkları ise ortalama 20 metredir.</p>
<p>Satürn halkaları A,B,C gibi harfler ile adlandırılmıştır. A,B ve C halkaları dünyadan görülebilir. B ve C halkaları gezegene yakın iken A halkası biraz daha dışarıda yer alır. Halkaların bu şekilde sıralanmasının nedeni keşfediliş sırasıdır. A halkası büyük ve gezegenin dışına doğru yer aldığı için tek halkası olduğu sanılmıştır. Daha sonraları gerek Satürn&#8217;ün konumu gerekse teleskopların gelişmesiyle birlikte B ve C halkaları keşfedilmiştir. Halkalar birbirlerinden boşlukla ayrılırlar. Yani her halka arasında boşluk bulunur. Halkalar şu anda G harfine kadar uzanmaktadır.</p>
<p>Cassini Uzay Aracı, bir NASA, ESA ve İtalyan Uzay Ajansı ortam yapımıdır.</p>
<p>Cassini Uzay Aracı, son zamanlarda özellikle Titan ile ilgili haberlerde ve Titan&#8217;ın yüzey haritasını çıkarmaya yönelik alınan görüntülerle adından söz ettirdi. Titan Satürn&#8217;ün en büyük uydusu ve yaşamın olabileceği düşünülen ve tartışılan bir cisim.<a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn21.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2299" title="satürn2" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn21.jpg" alt="satürn2" width="500" height="500" /></a></p>
<p>Cassini Uzay Aracı tarafından çekilmiş bu fotoğrafta halkalar bir renk dalgası içerisinde görülmektedir. Resmin altında sarımsı görünen bölge Satürn’dür. Hemen üzerinde bir karanlık kuşak ve onun da üzerinde bir halka yapısı göze çarpıyor. Bu halka D halkasıdır ve gezegene en yakın halkadır. Resmin ortasına kadar ki kısımda ise neredeyse görünmez olan C halka yapısı göze çarpıyor. Resim B halkasıyla bitiyor (üst kısım). Resim, Cassini gezegenden 1 milyon km kadar uzakta iken 28 Şubat 2009 tarihinde güneş tarafından 48 derecelik açıyla çekilmiş. Resim doğal görüntüyü verebilmek için kırmızı, mavi ve yeşil renkte filtreler kullanılmıştır.</p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn31.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2301" title="satürn3" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn31.jpg" alt="satürn3" width="498" height="476" /></a></p>
<p>Yukarıdaki fotoğrafta Satürn halkalarıyla birlikte üç uydu görülmekte. (Üçüncü uyduyu bulabilir misiniz?)</p>
<p>F halkasının (dıştaki) yanında parlak duran Satürn uydusu 178 km çapındaki Janus’dur. Onun solundaki soluk uydu ise 86 km çapındaki Prometheus’dur.</p>
<p>3. uyduyu bulabildiniz mi? Bulamadınız. Bu normal. Çünkü bu uydu A halkası içerisinde kaybolmuş görünen 8 km çapındaki Daphnis.</p>
<p>Bu resim Cassini tarafından 2 Mart 2009 tarihinde, Janus’ten 1,1 km uzaklıktan çekildi.</p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn41.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2302" title="satürn4" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn41.jpg" alt="satürn4" width="500" height="501" /></a></p>
<p>Satürn’ün kuzey yarıküresi ve iç içe halkaları görülüyor. Halkaların gezegene göre görünümünü arttırmak için bilgisayar programıyla filtre uygulanmıştır. Cassini aracıyla bu resim çekilirken kırmızı, yeşil ve mavi filtreler ile doğal görünüm yakalanmaya çalışılmıştır. Resim 24 Şubat 2009’da Satürn’den yaklaşık 866 bin km uzaklıktayken çekilmiştir.</p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn51.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2303" title="satürn5" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn51.jpg" alt="satürn5" width="500" height="749" /></a></p>
<p>Prometheus’un Satürn halkasında oluşturduğu bozulma görülüyor. 86 km çapındaki Prometheus uydusunun F halkasında oluşturduğu akıntı ilginç bir görüntü oluşturmuş. Resimle ilgili bir de film bulunuyor. Filmi izlenmek için (<a href="http://saturn.jpl.nasa.gov/video/videodetails/?videoID=163">http://saturn.jpl.nasa.gov/video/videodetails/?videoID=163</a>) adresini ziyaret edebilirsiniz.</p>
<p>12 Mart 2009 da dar açılı kamerayla alınan bu görüntü Cassini Satürn’den 950 bin km uzaklıktayken çekildi.</p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn61.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2304" title="satürn6" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn61.jpg" alt="satürn6" width="499" height="499" /></a></p>
<p>Titan’ın hidrokarbonla kaplı göllerinin bulunduğu güney kutbunu görmektesiniz. Uydunun alt kısmındaki görünen koyu bölge Mezzoramia, ekvatora yakın daha geniş, daha karanlık bölge ise Senkyo olarak adlandırılmıştır. Titan’ın bu bölgesinde hidrokarbon göllerinin bulunduğunu inanılan ciddi kanıtlar bulunmaktadır.</p>
<p>Titan Güneş Sistemi’ndeki Jüpiter’in Ganymade uydusundan sonraki ikinci büyük uydudur. 1655 yılında Huygens tarafından keşfedilmiştir.  Çapı 5150 km olan Titan’ın bu resmi Cassini tarafından uyduya 1,2 milyon km uzaklıktayken 15 Şubat 2009 tarihinde çekildi.</p>
<p>Yazımızı Titan’ın nefis bir fotoğrafıyla bitirelim.</p>
<p><a href="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn71.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2305" title="satürn7" src="http://www.fizikogretmeni.com/wp-content/uploads/2009/11/satürn71.jpg" alt="satürn7" width="500" height="261" /></a></p>
<p>Güneş ışığının Titan’ın üzerine vurduğu iki evre görülüyor. Burada önemli olan görüntü Titan’ın atmosferinin de resimde görünmesi.</p>
<p>Soldaki resimde Titan hilal evresinde görünmekte. Resimde Titan’ın kalın atmosferine karşılık ince bir mavimsi renk oluşmuş.</p>
<p>Sağdaki resimde atmosferin kalınlığı daha net görülüyor. Bu resim soldaki resmin bilgisayar ortamında işlenmesiyle elde edildi.</p>
<p>Resim, Cassini tarafından kırmızı, yeşil ve mavi filtreler kullanılarak çekildi. Görüntüler Titan’dan 1,8 milyon km uzaklıktan çekilmiştir.</p>
<p>Daha fazla resim ve bilgi için bu yazıda kullanılan ve aşağıda kaynak olarak verilen link izlenebilir. Cassini Uzay aracından her geçen gün yeni resimler ve bilgiler bu sitede yer almaktadır.</p>
<p>Kaynak:</p>
<p><a href="http://saturn.jpl.nasa.gov/index.cfm">http://saturn.jpl.nasa.gov/index.cfm</a></p>
<p>Ümit Fuat Özyar</p>
<p>ufozyar@yahoo.com</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fizikogretmeni.com/cassini%e2%80%99den-satun-halkalari-ve-titan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

