Kusura bakma Öğretmenim
Yazan : Halil İbrahim Gündoğdu | Yayınlanma tarihi: Eki 08 2007 | Kategori: Makaleler
Bu yazımda öğretmenler olarak özeleştiri yapmak istiyorum.Amacım önce iğneyi kendimize batırmak,sonra çuvaldızı başkalarına…
Eğitimdeki başarı ve başarısızlıktan bahsederken sorguladığımız ve sert eleştirilere maruz bıraktığımız bir kavram var; sistem…
Eleştirilerimize bir bakalım;ezberci sistem,teorik sistem,test sistemi,bozuk sistem….
Nedir bu sistemi bozan? Problem sistemde mi yoksa sistemin uygulayıcıları olan eğitimcilerde yani bizde mi?
Biz eğitimciler olarak gereğini yapsak acaba önümüzde bozuk sistem kalır mı?
Şimdi önümde açık olan yıllık plana bakıyorum. Konu serbest düşme.Hedef;serbest düşme hareketini inceleme.
Bu konuyu sınıfta işledikten sonra acaba öğrencilerin hangi davranışları kazanması gerekir? Aslında bu sorunun cevabı da planımızda var. Peki ben bu dersi nasıl işlerim? Dershane usulü formüller, grafikler, pratikler, test teknikleri ve ödev olarak ta bol test çözümü mü? Yoksa konuyu daha ilgi çekici hale getirmek için klasik materyallerin arasından çıkıp şöyle birkaç metod uygulayabilir miyiz
?
• Hava akrobatları ve paraşütçülerin gösterilerini seyrettirmek
• Hava ortamında ve havasız ortamda olmak üzere hazırlanmış animasyonlar seyrettirmek veya animasyonlar hazırlamak üzere ödev vermek
• Laboratuarda serbest düşen cismin hareketini incelemek
• Binanın değişik katlarından değişik kütle ve hacimdeki cisimlerin serbest düşme hareketini incelettirip ölçüler aldırtmak
• Binanın 5. katından paraşütle kırmadan yumurta düşürme yarışması yapmak
• Binanın 3.katından (yumurta etrafına 10×10x10 cm aparatla)kırmadan yumurta düşürme yarışması yapmak
Günlük hayattan örnekler ve sunumlarla, video gösterileri veya canlı gösterilerle konuya başlayıp, sonra formüldeki etkenleri inceleyip, konu hakkındaki deneyimizi yapıp, öğrencimize konuyla alakalı küçük projeler versek, acaba bize bunları yaptığımızdan dolayı karşı çıkan olur mu?
Dürüstçe özeleştirimizi yapacak olursak sistem bahane mi? Yoksa bu tür faaliyetleri yapmak meşgale mi geliyor bize?
Bu tür faaliyetleri yapmak için imkânımız yok gibi bir bahane gelebilir aklımıza. ama sadece bahanedir. Çünkü bir şeyler yapmak isteyen bir öğretmen etrafındaki her şeyle deney yapabilir, illa da laboratuara ihtiyaç yoktur. Yani bir serbest düşme hareketi için hacimleri, kütleleri farklı 3-5 madde ile deney yapılabilir.
Bir diğer bahanemizde ÖSS ve sınav sistemi olabilir.Size garanti veriyorum bir öğrenciden üç kitap bitirmesini isteyeceğinize bir kitap bitirmesini isteyin ama bu metodları kullanın; öğrenci ÖSS de de sınavlarda da çok daha başarılı olacaktır.Bu ispatlanmıştır ki,bu şekilde eğitim veren arkadaşlarımız var ve bunu bizzat yaşıyorlar.Takdir edersiniz ki bir kavramı uygulamalı olarak öğrenen ve ilgisini yoğunlaştıran bir öğrencinin öğrenmesi çok daha kolay olacaktır.Yapılan bir deney 100 soruya bedel hatta daha etkili olacaktır.Düşünün
Bir öğrenci kondansatörlerden soru kaçırmıyor ama önüne dirençle kondansatörü koyuyorsunuz ayırt edemiyor. Ama biz rahatlıkla kondansatörleri anlatırken evimizdeki veya hurda bir elektronik araçtan kondansatör söküp parçalayarak bizzat yaşatarak olayı anlatabiliriz. Hatta bunu ödev olarak bile verebiliriz.
Yani laf aramızda sistem bahane… Biz sınıfta laboratuarda hangi faaliyeti yaptık da bizi tutan oldu. Bu sistem ne ola ki bize bu faaliyetleri zorla yaptıracak…
Saygılarımla….. H.ibrahim Gündoğdu higundogdu@gmail.com
2 Responses to “Kusura bakma Öğretmenim”
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.
on 20 Eki 2007 at 7:15 am 1 haba9501 said …
tespitlerinize katılıyorum hocam. önyargıları ve alışkanlıkları değiştirmek zor….
on 24 Oca 2008 at 10:48 pm 2 physics is real life said …
merhaba,
ben daha yeni mezun olacak fizik ogretmeni adayiyim. okullardaki stajlarımda gordum kı cogu ogretmenimiz sanırım ihtiyaclarini karsılamadıgı ıcın ıslerını cok onemsemiyor. bu nendenle mevcut olanaklar kullanılmıyor, ogrencıler dershaneye, ozel derse ıtılıyor. bunun yanı sıra fizik teoride kalıp gercek hayatla alakasız bir sekilde anlatılıyor.
sıstemde kusur var bu kusur mufredatın sıkısık olması, kitaplarin yeni bilgi icermemesi ve sıkıcılıgı. oysa ki amerikada avrupada o kadar guzel ıslenıyor ki, o kadar guzel metodlar var ki. inanın bunları gordukce, uyguladıkca hem ogrencı hem biz stajerler cok mutlu oluyor, fizigi yenıden kesfediyoruz.
bence birsey duzelteceksek egitim sistemimizin sıkıcılıgını kaldırmalı, batının kotu degil iyi yanlarını ornek almalı ve bunları uygulamalıyız.bunun yanında da ogretmenlerımızın maaaslarını ve beklentılerını karsılamalı, onları ıslerıne daha motive etmeliyiz. mesela onları kendılerını gelıstırmeleri icin zorlamalıyız.(sınav gibi..)unıverste egitiminde kaliteli ogretmen yetistirmeliyiz.
maalesef ogretmenlerin ikinci sınıfa konması ulkemızın en kotu gerceklerınden bırıdır. Ama unutulmamalıdır ki en az doktorlar kadar ogretmenler de hayat kurtarır, gelecegi elleriyle cizerler.
sorun tıpkı matruska gibi…
saygılar sunarım