Ne Kadar Kaliteli Bir Öğretmeniz ?
Yazan : Halil İbrahim Gündoğdu | Yayınlanma tarihi: Şub 12 2008 | Kategori: Makaleler
Şu an bu yazıyı okuduğumuza ve birazdan aşağıya bir yorum ekleyeceğimize göre en azından kalitemizi artırma çabasında olduğumuz kesin demektir?
Bir öğrencim ne kadar iyi bir öğretmen olduğumu sorduğunda ‘‘Beni anlayabildiğin kadar” cevabını vermiştim. Çünkü başarılarımız ne olursa olsun eğer bir öğrencimizle iletişime geçemiyorsak(en azından o öğrenci bazında) başarılı bir öğretmen sayılmayız bence. Birde ortamın getirdiği şartlar var.
Siz ilk öğretmenliğinizde veya bir yere ilk defa gittiğinizde bir heyecanla öğrencileri karşınıza aldığınızda zamanla hayal kırıklığına uğruyorsanız, o zaman ne yapmalıyız? Çizgimizi nereye çekmeliyiz? Çıtamızı kaç metreye koymalıyız?
Yoksa olduğu kadar deyip olduğumuz yerin vasatında seyredip kendimizi akıntıya mı bırakmalıyız.
Eğer bulunduğumuz yer fen lisesi, seviyesi yüksek öğrencilerden, ilgili velilerden oluşmuşsa zaten ortam bizi zorlayacaktır? Benim elimde seçme öğrenciler varsa ve ben bunlarla ulusal ve uluslararası başarı yapıyorsam, zaten yapmak zorundayım demektir.Benim olimpiyat sorularıyla haşır neşir olmam gayet normaldir.Hazır bir laboratuarım varken girmemem ayıptır tabi.
Peki ya öğrencilerim bu seviyede değilse, elimde hazır bir laboratuarım yoksa öğrencilerimin kalitesini, dolayısıyla kendi kalitemi nasıl artırabilirim?
İçinizde bunu başarabilen en azından fikirleri olan pek çok arkadaşın olabileceğinden eminim. Belki de birlikte yapabileceğimiz güzel organizasyonlar vardır. Kişisel olarak yaptığımız pek çok güzel uygulamalar ve sonucunda başarı öyküleri vardır. Tabi ki yaşanmış öyküler… Yazının devamını sizlerden bekliyorum
Halil İbrahim Gündoğdu
higundogdu@gmail.com
5 Responses to “Ne Kadar Kaliteli Bir Öğretmeniz ?”
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.
on 12 Şub 2008 at 10:43 pm 1 ossfizik said …
Buna en güzel örnek site editörümüz var. Kazakistanın Jezkazgan gibi ücra bir şehrinde imkansızlıklar içinde ulusal ve uluslararası fizik olimpiyatlarına öğrenci hazırlamış ve büyük başarılara imza atmış bir arkadışımızdır.
on 15 Şub 2008 at 4:39 pm 2 Avci said …
HOcam teşekkürler. Güzel bir konu. Maalesef bende bir başarı öyküsü yok. Teorik olarak herkese alabileceği kadarını verebilmek taraftarıyım, ama teorik… Önümüzdeki üniversite sınavları ve o yılın asgari hedefleri dikkate alınınca bunu yapmaya çalışsak da neticeler önemli. Yine aynı şekilde, test sınavına hazırlık yapmak isteyen bir öğrenciye dar zamanda hem teorisini anlatmak hem de, test tekniklerini ve çözüm alışkanlıklarını kazandırmak bence bir sıkıntı. Cebimde de çözümler yok!
on 15 Şub 2008 at 10:17 pm 3 Halil İbrahim Gündoğdu said …
Deneyi ve projeyi,uygulamalı eğitimi öss sınavı hazırlık safhasında vakit kaybı olarak mı görüyoruz.
on 15 Şub 2008 at 10:59 pm 4 Avci said …
Kesinlikle değil, tam aksini kastediyorum. Öğrencinin konuyu bütünüyle kavramadan(deney ve irdeleme) test çözebilmesi şansa kalmış. Ancak anlayabildiği yerlerden ve kolay bir şey olursa başarabilir. Diğer yandan Test sorularını çözebilmek de ayrı bir egzersiz ve alışma gerekli. Sorun, zamanın ancak deney ve kavramsal pekiştirme, analiz gibi kısımlara ancak yetebilmesi(hatta yetememesi). Üniversiteye test sınavları ile girilebilmesi iyi bir şey değil. Ama klasik sınav da olanaksız.
on 17 Şub 2008 at 1:25 am 5 ladikanadolu said …
Ben samsunun ladik ilçesinde öğretmenim bir dönemde 8 öğrencimizin ç.p.l. den ö.s.s. yi kazanması bir başarıydı tabi sadece benim değil, öğrencilerime fizik dersini sevdirdiğime inanıyorum bu yüklü müfredat ve yetmeyen ders saatiyle bu da başarı,deneye gelince labaratuvarım yok ama elimden geldiğince güncel örneklerle ilerliyorum ne dersiniz buda başarı değilmi?