Okullarda şiddet ve Önlenmesi
Yazan : Osman Mutlu | Yayınlanma tarihi: Nis 08 2006 | Kategori: Makaleler
Okullarda şiddet konusu ülkemizde gündeme oturmuş durumda, bilhassa medyanın bu konuyu gündemden indirmeyi planlamadığı da gayet açık.
Biz bu makalemiz de şiddetin varlığının yada yokluğunun ispatından daha çok şiddet varsa neler nasıl yapmalı, nasıl bir çözüm bulunmalı bunlar üzerinde durmak istiyoruz.
Öncelikle bir arkadaşımın başından geçen bir hadiseyi anlatarak bir giriş yapmak istiyorum. Bundan yaklaşık 7-8 sene evvel (ingilizce mi ilerletmeye çalıştığım zamanlar da) internetden bulduğum bir ingiliz öğretmen arkadaş beni daha tecrübeli bularak başından geçen bir hadise karşısında benden yardım istemişti. Yer İngiltere, öğretmen meslek hayatının ilk yılında ve ilköğretimde öğretmenlik yapmakta, tenefüsde öğrenciler futbol oynarken birbirlerine giriyorlar ve ciddi bir kavga başlıyor , öğretmen bu olayı yatıştırmaya ve durdurmaya çalışıyor ama kendisinin boyu öğrencilerin boyundan daha kısa. Biranda orada kendini yetersiz ve zayıf hissediyor. Sonunda kavga sonlanıyor ve suçlu öğrenci ve öğrenciler müdür yardımcısının karşısına geliyor.Öğretmenimiz de yılların müdür yardımcısının olaya nasıl müdahale edip çözeceğini gözlemliyor. Müdür yardımcısı öğrencilere bir daha kavga etmemelerini ederlerse bir daha futbol oynayamacaklarını belirtip, öğrencileri gönderiyor. Öğretmen bir yıllık bir öğretmen olmasına rağmen olayın bu kadar basit ele alınıp verilen cezanın da şekil ve yönteminden ciddi rahatsız olduğunu ifade etmişti.
Bu yaşanmış olaydan çıkarılacak çok ders var, bunları ifade ederken okullarda şiddet konusuna çözüm olarak neler yapabiliriz düşünüp bunları burada ifade edelim.

Şiddeti önleme adına yapılacakları eğer sınıflamak gerekirse aşağıdaki şekilde sınıflayabiliriz.
1-Okulların yapacağı faaliyetler
2-Öğretmenlerin veya öğretmenlere yapılacak tavsiye ve aktiviteler
3-Öğrencilere yönelik yapılacak aktiviteler
4-Velilere yönelik yapılacak çalışmalar
5-Uzmanların İdarecilerin ve Organizasyonların yapacağı çalışmalar.
Okullardaki insancıl yaklaşıma sahip demokratik müdür ve yardımcıları okullarda herkesin birbirinin hakkında saygılı olmasını düşünmesini sağlayan bireyler yetişmesinde önemli bir etkendir. Saldırgan ve cezaya dayalı saldırgan davranışlar içeren bir sisteme sahip bir okulun artık günümüzün dünyasında yeri yoktur.
Şiddet açısından yüksek risk taşıyan okullarda okul politikaları ve idarecilerinin problemlere yaklaşım tarzı çok önemlidir. Şiddetle savaşmada en önemli faktör bilgi ve paylaşımdır. Amerika da yapılan araştırma ve çalışmalarda herkesin katılımcı olduğu ( öğretmen veli öğrenci ve ilgilendiren diğer fertler ) bir problem çözüm şeklinin sonuca ulaşmada daha etkili olduğu görülmüştür.
Bu amaçla problemin belirlenerek bunun hakkında incelemelerin yapılarak önceliklerin belirlenip muhtemel çözüm yolları için stratejilerin belirlenmesi yapılacak ilk işlemdir.
Şiddetin çok yaşandığı okullarda okul kuralları hakkında müzakerelerin yapılması ve sosyal kuralların belirlenerek bunlara uyulmaması karşısında yapılacakların belirlenip bunların yayınlanıp duyurulması gereklidir.İlköğretim okullarında genellikle şiddet olayları oyun alanlarında meydana gelmektedir. Yüksek risk taşıyan okullalar da genellikle mutsuz ve yalnız çocukların gözlem altında tutulması gereklidir. Yapılan araştırmalar ilköğretimde genellikle bu tip öğrencilerin kurban olarak şeçildiğini göstermiştir.
(Boulton, 1998; Ferreira & Pereira, 2001; Pereira, 2002)
Okullarda öğrencilerin beraber hareket etmelerini sağlayan klüp spor çalışmaları öğrenciler açısından daha güvenli bir okul atmosferi oluşmasını sağlamaktadır.
Burada öğretmenlerin yapacağı, kurban ve şiddet uygulayan öğrencilerin aileleri ile ciddi bir işbirliği içinde olması ve bu tür şiddet davranışlarının kesinlikle tolere edilmeyeceğinin söz ve davranışlarıyla açıkca beyan etmesidir.
Okullarda şiddeti önleme adına yapılacak faaliyetlerden belki de en önemlisi okul atmosferinin ölçülesi ve buna göre gerekli düzenlemelerin yapılması. Okullardaki çevrenin aşağıdaki şekilde düzenlenmesinin okulun atmosferinin pozitif bir şekilde iyileşmesini sağladığı gözlemlenmiştir.
-temiz, ışıklı, iyi idare edilen, güvenli insanların insanları güler yüzle karşıladığı bir okul.
-Okul aktiviteleri ( velilere kahvaltı özel konser ve programlara velilerin katılımının sağlanması )
-En temiz sınıf en düzenli sınıf vs gibi yarışmalarla sınıfların ve başarıların ödüllendirilerek bunların teşviki.
-Takım çalışması ve liderlik programları: Paylaşımının işbirliğinin vurgulanmasına yönelik çalışmalar.
-Kutlamalar ( Polis haftası, kütüphancilik haftası vs ) bu gibi hafta ve kutlamaların ciddi bir şekilde öğrencilere vazifeler verilerek her tarafa panolar hazırlanarak kutlanması.
-Kahvaltı programları ( bu defa kahvaltının öğrenciler tarafından sunulması servisi ve öğrenciler bu şekilde beraber işbirliğini ve paylaşımı öğrenmeleri )
Bu konu hakkında yapılacak faaliyet ve çalışmaları burada bitirmeye imkan yok şu şekilde bir genel sonuç yapıp bu makaleyi okuyanlar için aşağıdaki yorum kısmına görüş ve tecrübelerini belirtmelerini rica ediyorum. Madem ülkemizde okullarda şiddet var deniyor niye sadece bunu dillendirmekle yetinelim ki, oturalım, düşünelim, kafa patlatalım ve problemi nasıl çözebiliri bir birimize nasıl faydalı olabiliriz diye görüşlerimizi birbirimize iletelim. Ben kendi adıma yapılacaklar listesi çıkardım bunların her biri belki bir seminer bir konferans da tartışılıp görüşülmesi gereken meseleler.
a ) Şiddetin görüldüğü okullarda öğretmenlerin nasıl davranacağını öğreten öğretmen seminer konferans ve kurslarının organize edilmesi.
b ) İdarecilere bu konulara yönelik seminer ve kursların verilmesi
c) Aileler yönelik kurban ve saldırganlara yönelik davranışların nasıl olacağına yönelik çalışmaların yapılması.
d ) Mili eğitim müdürlüklerinden sivil toplum örgütlerine kadar diğer kurum ve kuruluşların bu konuda yapabileceklerinin belirlenip bunların organizasyonu.
İnternet den diğer ülkelerde yaşanan okullardaki şiddet olayları araştırıldığında aslında bizden geri değil ileride olduklarını bile söylemek mümkün. Bizim toplumumuzda bu olaylar eskiden de vardı belki ama şu anda bir tırmanışın olduğu söylenebilir. Bunun sebepleri toplumdaki genel ahlaki düşüş olduğu görüşündeyim. Eğer anket yapılsa eminim insanlar eskiden toplumun daha dürüst daha insancıl daha sevgi dolu olduğunu söyleceklerdir. O zaman bizim yapmamız gereken tekrar değerlerimize sahip çıkarak daha sevgi dolu daha güzel bir toplum olma adına elimizden geleni yapmak olmalıdır.
Okullarımızda sevgi dolu günler temennisiyle..
Osman Mutlu
One Response to “Okullarda şiddet ve Önlenmesi”
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.
on 10 Kas 2006 at 1:20 pm 1 tess said …
Sabah Gazetesi: 12/06/2006 tarihinde manşetten bir haber verdi(!)
İşte bu haber ile ilintili kimi açıklamalar…
Hangi Eğitim!
d.g 12.06.2006 22:14:19
ben isim vermek istemiyorum çünkü ziya kantarcı benim dersime giren ve bütün arkadaşlarımız tarafınadan da sergilediği davranışlardan bazı kişisel rahatsızlıkları olduğu savunulan bir öğretim görevlisidir. yanlız kendi açıklaması yapılan terbiyesizliği kendi adına onlarca kat artırıyor. çünkü yargının yanısıra medya ve kamu oyu da insanları yapmış oldukları hatalardan dolayı yargılayacak mekanizmalardır. bir öğretim görevlisinin öğrencilerine örnek olması gerekirken bu şekilde “özel hayatım” diyerek nahoş bir şekilde kendini savunması hem kendi saygınlığını hemde çalışmış olduğu kurumun saygınlığını düşürmekten başka birşey yapmaz.
KAZIM K.: Ben bu profesörün eski bir öğrencisiyim. Fizik bölümünü severek seçmiştim. İlk dersimde beş dakika geç geldik diye birkaç arkadaşla birlikte dersten kovmuştu. Onun yüzünden yüzlerce öğrenci yıllarca süründü… Ben de çok sevdiğim fizik bölümünü bıraktım. O zamandan belliydi psikolojisinin bozuk olduğu. Yazık. Bir de öğrencilerim ders bekliyor diyor. Daha kendi ailesine nasıl davranacağını bilmeyen birinin öğrencilere vereceği bir şey olamaz…
*Yorumlar gazeteden*
Şiddet öğrenilen bir olgu olduğuna göre: Öncelikle “aile içi eğitim”le yaşama taşınıyor. Şiddetin tüm biçimleri iyi anlatılmalıdır, çoğunluk şiddetin fiziksel olanını algılayıp asıl onarılmaz olanın ruhsal şiddet olduğunu bilmiyor bile… Bu dev toplumsal sorunu içtenlikle irdelemek kesin bir gerekliliktir. İçi kof söylem ve eylemlerle de hiç çözümlenemez.
Hiçleştirilemez de.(?) Çöküşlerle sonlanan yaşamlar başka amaçlarla gündeme tuhaf biçimde taşınmaktadır. Doğası gereği yadsınan akıl almaz işlerin gerçek tüm yanlarını ve nedenlerini; buraya alıntılamak sorumluluğumu yitirmeden sürdüreceğim. Sürdüreceğim ki; günümüzün ciddî ve savsaklanmaması gereken sorunundan dersler çıkarılabilsin… Gizli kalan önemli gerçekleriyle… Kimileri bilinçlice seçtikleri bu yanlış yollara hangi amaçla giriyor olabilirler?
Eğitim; ama hangi eğitim!!! Çıkaracağım kitabımdan buraya alıntılayacaklarımın önemi büyük olacaktır. Önemli olan örnekler üzerinde daha da bir düşünmek iyi olacaktır. Erginleşmiş kişiler değerlendirmeye alacaklardır anlatımlarımın şimdilik üstü kapalı olduğunu. Güçlü saygılar…Nesrin Savaş Kantarcı
21/12/2006 tarihinde saat 9:20 de Ankara 5. Aile Mahkemeleri’nde duruşmaya devam edilip; görgü tanık beyanları okunacaktır.