Benim yüzlerce öğretmenim vardı…
Bu ay sizinle, öğretmen olarak etkilendiğim bir yazıyı paylaşmak istiyorum. Öğretmen olarak diyorum…Çünkü öğretmenlerin eğitim gibi bir amacı vardır… Öğrettiği bilgilerin yıllar sonrada hatırlanmasını isterler.. Hayat’ta kalıcı olmasını, bir yerlerde işe yaramasını. Yoksa hiçbir öğretmenin amacı sadece yazılı veya sözlüden sonra unutulacak bilgiler vermek değildir.
İnsan ne kadar vermek istese de, karşıdaki alıcı acaba ne alemde diye de bir bakmak lazım.. Acaba aynı frekanstan yayın alış verişi yapabiliyormuyuz. Rezonansa girebiliyormuyuz muhatablarımızla… Biz belkide coşarken sıralar arasında, öğrencilerimiz başka alemlerde biz başka alemlerdeydik.. Sevgili Burhan Eren’in ” Yaldızlı Atlas” kitabından bir yazıyı öğrencilerimiz el yazılarıyla yazıp panolarına asmışlardı. Yazıyı okuduğum da, acaba dedim, Okulun dışındaki yüzlerce öğretmenden biri olabildim mi ?
Benim Yüzlerce öğretmenim vardı….
İlkokulda dört öğretmenim vardı. Daha sonraki okullar da onlarca öğretmenim oldu. Şimdi yarısını bile sayamam.
Lise 1 de Kavramlar? Neyi Nasıl Anlatıyoruz?
LİSE 1 DE KAVRAMLAR? NEYİ NASIL ANLATIYORUZ?
Yeni müfredatı hazırlayanlar; lise 1 de sadece kavramları öğretmemizi ve matematiksel işlemlere girmememizi istiyorlar.. Bence doğru da yapıyorlar..Müfredatı buna göre hazırlamışlar. Ama cemaat ne derse desin imam bildiğini okursa yapacak bir şey yok..
Lise 1 de öğrenciler özellikle fen branşlarını yeni tanıyorlar. Gelecek yıllarda hayatlarına yön verecekler. Bazıları sayısal bölümler seçecekler bazıları seçmeyecekler. Ama ben onları ikiye ayırıyorum bir fiziği yaşayacaklar birde çalışma hayatlarında fizikle muhatap olup hesap kitap yapacaklar( Mühendisler mesela).. Lise1 ise kesinlikle hayatlarında yaşayacakları fizikle alakalı olmalı diye düşünüyorum.
Read the rest of this entry »
2010-2011 FİZİK YILLIK PLANLARI
2010-2011 fizik yıllık planlarını aşağıdaki linklerden indirebilirsiniz.
BU DALGALAR GERÇEKTEN DURUYOR MU ACABA?
Dalgaların girişiminden elde edilen acayip durumlardan biride kararlı dalgalardır. Bir engele giden ve engelden yansıyan dalgaların girişim yapması ile elde edilirler. Sanki parçacıklar oldukları yerde titreşim yapıyor gibi gözüktüklerinden bunlara duran dalgalar da denilir. Gerçekte durmuyorlar tabii. Sadece duruyor gözüküyorlar.
Eriyen Gezegen
Esir Nedir, Ne Değildir?
Bu yazımızın konusu esir (ingilizcesi ether). Tabii ki savaş esirlerinden veya eczacı eterinden bahsetmiyoruz burada. Esir tüm uzay boşluğunu doldurduğuna inanılan bir madde. Nasıl ki okyanusdaki balıklar su içinde yüzüyor, aynı şekilde de tüm gezegenler ve yıldızların içinde yüzdüğü düşünüldüğü maddeye esir denmiş.
Madde hakkında ne kadar şey biliyoruz?
Madde, yapısı itibariyle bir muammadır. Atom dedik, nötron-proton-elektron dedik, bir sürü yeni parçacıkla tanıştık, şimdilerde son olarak kuarklar dedik… Daha ne kadar bileceğiz? Nereye kadar gidebileceğiz? Sorular çoğaltılabilir. Bana madde hakkındaki araştırmalarımız aşağıda örneğe benziyor gibi geliyor.
ANTİMADDEYE NE OLDU?
Amerika Birleşik Devletleri’ndeki parçacık fiziği laboratuarı olan Fermi Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı’nda, maddenin antimaddeye nasıl galip geldiği sorusunun yanıtı için önemli bir kanıt elde edildi. laboratuarda DZero adlı çalışmayla 500 fizikçi gerçekleşen çarpışmaları inceleyerek gönderilen parçacıkların çarpışması sonucu oluşan madde ile antimadde parçacıkları arasında % 1’lik bir fark olduğunu belirlediler. Bu % 1’lik fark büyük patlama sonrasında antimaddeye ne olduğunu da açıklıyor.
