Fen derslerinde problem çözme geleneksel öğretme metotlarımızdan biridir. Bu yöntemde öğrencinin kendisinden bir katkı yoktur, her şeyi öğretmenin anlatması ve çözmesi ile öğrenir. Çoğunlukla dersi ciddi takip eden öğrenciler de sadece öğretmeni tasdik ederler. Öğrenciler soruları çözerken veya ödevlerini yaparken uygun bir formül kullanarak, kritik düşünmeden, dikkatsiz bir şekilde problemi çözmeye çalışır. Her şeyden öte öğrenci, önceden yanlış olarak bildiği şeyler tarafından avlanır. Günlük hayattan edindiği tecrübeler ile sorulara cevap bulmaya çalışır.
Ne yazık ki günlük hayattan edinilen tecrübeler her zaman bilimsel gerçeklerle uyuşmamaaktadır. Öyleyse ters köşeye yatırma yöntemi uygulayarak öğrencilerimizi kesin ve kısa bir yoldan yanlış edindikleri bilgilerden arındırabiliriz.
Bu yöntemde, sınıfta çözeceğimiz problemin cevabı öğrencinin beklediğinin dışında çıkar. Ya da öğrenci klasik problem çözme yöntemi kullanarak yanlış cevap bulur. Tabi burada şunu belirtmeliyiz ki biz bir çok durumda geleneksel problem çözme yöntemimizi kullanmak mecburiyetindeyiz. Fakat burada vermek istediğimiz, öğrenciye problemleri nasıl ele alacağını göstermek ve bazı durumlarda sonucun beklenenin dışında çıkabileceğini göstermektir.
Bu tür ters köşeye yatıran problemler, öğrenciyi problemi çözmeden önce düşünmeye sevk eder. Öğrencinin ezbere çözüme gitme fırsatını engeller. Böylece öğrenci bildikleriyle bulduğu sonuç arasındaki ayrıcalığın farkına varır. Öğrenciler genel bilgilerini kullanarak dersleri öğrenmenin faydasız olduğunu görürler. Bu tür problemlerin her konunun başında kullanılması öğrencinin her zaman tetikte olmasını sağlar. Şimdi sizlere ters köşeye yatırıcı birkaç soru örneği verelim.
• Bir futbol topu alıp çevresini bir iple ölçtüğümüzü düşünün. Şimdi yine ipi topun yüzeyinden bir metre uzakta doladığımızı düşünün. Öğrenciler, hemen istediğimizi gerçekleştirmek için daha uzun bir ipe ihtiyacımız olduğunu anlarlar. DL kadar fazla, bir ipe ihtiyacımız var. Fakat şimdi daha uzun bir ip kullanarak dünyanın çevresini ölçmeyi öğrencilere soralım. Bundan sonraki sorumuz: Dünyanın yüzeyinden bir metre uzaktan ipimizi dolarsak ne kadar ek ipe ihtiyacımız var? Cevap: DL’ kadar ipe ihtiyaç var. Soru: DL ve DL’ arasındaki ilişki nedir?
Görünen cevap:
DL’ >> DL
Doğru cevap: DL’ = DL
•Bir terazinin üstündeki adam, ağırlığını P olarak ölçüyor. Adam aniden a ivmesi iley oturuyor. Soru: Terazinin göstereceği P’ değeriyle P arasında nasıl bir ilişki var?
Görünen cevap: P’ daha büyüktür
Doğru cevap: P’ daha küçüktür
•Sürtünmezsiz bir masa üzerindeki 100 kg’lık bir cisme ip bağlayıp masanın kenarındaki makaradan geçirip ucuna 1 gramlık bir cisim asıyoruz. Soru şu: Sistem serbest bırakıldığında 100 kg’lık cisim hareket eder mi etmez mi?
Görünen cevap: hareket etmez
Doğru cevap : hareket eder
Birinci soruda, öğrenciler biraz geometri biliyorlarsa doğru cevabı matematiksel olarak ispatlayabilirler. Ya da isteyenler deneyerek de ispatlayabilir. İkinci problem fiziği ilgilendiriyor. Adam hızlı oturduğunda teraziye daha fazla baskı yapılacağını zanneder, fakat adamın kütle merkezi aşağıya ivmeli hareket yaptığından terazi daha az gösterir. Deneyip görünüz. Üçüncü problemde 100 kg’lık cisim sürtünmesiz masa üzerinde durduğundan ağırlığı masanın tepki kuvveti tarafından dengelenecektir. Yatay olarak uygulanacak sıfırdan farklı her kuvvet ona az çok bir ivme kazandıracaktır.
Kemal Faruk










Aralık 31st, 2006 at 8:02 pm
evet gerçekten güzel yöntemler teşekkürler